EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI

Türkiye arap ülkelerinden daha arap

Türkiye, Arap ülkelerinden daha Arap
 
Londra'da Arapça yayımlanan El Kuds El Arabî gazetesinde yayınlanan bir makale
Irak'ın işgalinde ABD'ye topraklarını açmayan tek ülke Türkiye idi. İsrail'e ve ABD yönetemine en sert tepkileri de Türkiye gösteriyor
Bu makale, uzun bir süre aralarında tarih, coğrafya ve kader birliği olan iki tarafla ilgilidir.
 
Bu taraflardan birine A diğerine B  ( TÜRKİYE ) diyelim. A tarafı, Irak'ın güvenlik ve istikrarının korunarak, bölünmesine engel olunması gerektiğini söylüyor. İşin başında Amerika'nın Irak'ı istilasına karşı çıktığı gibi, bölgeye yabancıların müdahalelerini reddetti. Ancak daha sonraları bu konuda bir şey yapmadığı gibi yeni Irak içinde Siyonist-İsrail varlığıyla ilgili bir şey de söylemedi.

          İşgalcilerle askeri, siyasi ve istihbarat alanında işbirliği yapmakla kalmayan A tarafı, defalarca işgali, içine düştüğü çıkmazdan kurtarmaya çalıştı.
 
          Bu taraf, İslami arka planından dolayı Filistin davasının kutsallığını kabul etse de, İbrani devletinin işlediği katliamlara hiçbir şekilde itiraz etmiyor.
 
         Aynı zamanda Amerika ve İsrail ile olan dostluğunun İsrail'in işlediği katliamlara itiraz noktasında yararlı olduğunu iddia etmesine rağmen, İbrani devletinin işlediği katliamlar karşısında ağzını açıp tek kelime söylemedi.
 
         B ( TÜRKİYE ) tarafı ise her zaman hıyanet, çekingenlik, içişleriyle meşgul olmak, Amerika ve İsrail ile olan ortak çıkarlar uğruna mukaddesatı ve Filistin davasını satmakla suçlanıyor.
 
        Oysa Irak'a yönelik Amerikan saldırılarının kınandığı geniş çaplı gösteriler orada yapıldı. Bu tarafın yetkilileri her vesileyle, "Amerika'yla işbirliği yapmayız" tehdidinde bulundukları gibi; Irak'ta işgalci Amerikalılarla işbirliği yapmayı reddederek, İsrail'i alenen terörist olarak niteleyip yaptıklarının tahammül edilemez işler olduğunu söylediler.

        Doğrusunu isterseniz B tarafı, Arap olmayan Türkiye'dir. Evet, bunda şaşıracak bir şey yok. Türkiye, Irak'a komşu ülkeler arasında, Amerikan güçlerinin topraklarını kullanmasını fiilen reddeden tek ülkedir. Amerika'ya öylesine değil, açık bir dille 'hayır' dedi.

        Bu 'hayır', ABD ile olan ilişkilerinde birçok soruna neden oldu.
Burada bunlar olurken, Arap ülkeleri, işgalci Amerikan birliklerine hava sahalarını, topraklarını ve sularını açma yarışına girdiler.
 
      El Rantisi ve Şeyh Ahmed Yasin, İsrail'in uyguladığı devlet terörü çerçevesindeki suikast sonucu öldürüldüklerinde tereddüt etmeksizin hemen ve alenen bu eylemi kınadığını bildiren tek ülke Türkiye oldu.
   
        O sıralarda Şaron'u kabul etmeyi reddeden Başbakan Erdoğan bu yönde bir açıklama yaptı. Erdoğan, meşguliyetini gerekçe gösterip İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom'u da kabul etmedi.
ABD karşıtı gösteriler yalnız Türkiye'de oluyor
       Yine burada bunlar olurken, birçok Siyonist yetkili, Arap yetkililerle gizli görüşmeler yapıyordu.
        Türkiye ABD'nin, Irak'taki, özellikle de Telafer'deki katliamlarına karşı çıkan tek ülke oldu.
        O zaman Dışişleri Bakanı Gül, ABD ile temasa geçerek, Amerika'nın katliamlarını sürdürmesi durumunda müdahale etmekle tehdit etti.
        Bunlar olurken de Araplar derin bir uykuya dalmış gitmişti. Felluce'deki katliamların kınandığı gösterilere sahne olan tek ülke de Türkiye oldu.
        Buna karşılık Arap ülkelerinde, Amerikan güçlerinin Felluce'de yaptıkları kınansın mı desteklensin mi tartışması yapılıyordu.
        Bu tartışmanın yapıldığı ülkeler arasında Kuveyt ve Bahreyn'i saymak mümkündür. Bütün bunlardan sonra "Bu iki taraftan hangisi Arap?" sorusunu sormaya hakkımız yok mu?
(Londra'da Arapça yayımlanan El Kuds El Arabî gazetesi,
Bu yazıyı okuyun fakat şu anki sonuçlarını çok iyi tahlil edin






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

İSLAM'İ İNSAN HAKLARI SAVAŞÇILARI