EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI

Müslümanların Dikkatine

       BU SÖZLERİM MÜSLÜMANLARIN KULAĞINA KÜPE OLMALI 
 
          Şu kesinlikle bilinmelidir ki, bütün mü'min’ler kardeş’tirler, ve mü’min’ler birbirlerine karşı yardımlaşmada ve hizmette yarışmalı ve hayırlı işlerde birbirine yardımcı olmalıdırlar.

                     Müslümanlar yapılan her hizmeti küçük büyük demeden takdir etmeli ve o hizmeti yapan müslüman kardeşini tebrik etmelidir. Aksi halde yapılan hizmetlerde gevşeme meydana gelir.

                     Müslümanlar gördüğü hatayı en güzel şekilde düzeltmeye çalışmalı ve bu düzeltmeyi yaparken kırıcı ve saygısız olmamalıdır
.
                     Müslümanlar birbirini ziyaret etmeli bunu kesinlikle aksatmamalıdırlar. Bilmelilerki Allah’ın yardımı ancak, birbirini ziyaret edenlerin, birbirine ikramda bulunanların ve birbirine itimat edip dost olanların üzerinedir.

                     Her müslüman, bir insanın hidayetine vesile olmanın, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlı olduğunu, buna hesap günü büyük mükâfat verileceğini iyi bilmeli ve sürekli olarak ilgilendiği kişiler olmalıdır. Bilinmelidir ki yenileri olmayan bir çalışmanın, eskileri olmaz.

                    Ben müslümanım diyen herkes ahlakını güzelleştirmeye çalışmalı ve güzel ahlakın en büyük silahımız olduğunu unutmamalıdır.

                   Müslümanlar şu sözümü hiç unutmasınlar, birbirini bir hafta, hatta haftalarca hatta aylarca görmediği halde, arayıp sormayanlar gerçek kardeş değildirler.

                  ALLAH’a ve Rasul’üne iman eden her müslüman, gelecekten ümitli ve ümitlendirici olmalı, moral bozucu şekilde konuşmamalıdır.

                   Her müslüman Kur’an-ı Kerim’i tecvitle okumayı öğrenmeli sabahları evinden çıkmadan evvel en az otuz ayet okuyarak çıkmalıdır, en az kendisine farz olan ilimleri öğrenmeli, kâfir güçlerin maksatlarını, onlarla mücadele etme yollarını iyi bilmeli, sabır ve namazla Allah’ tan yardım dilemelidir.

                   Aklı başında her müslüman farzların dışında günlük nafile ibadetler edinmeli, bunu yaparken bid’atlardan kaçınmalıdır. Kur’an ve kitap okumayı, tefekkür etmeyi, günlük nafile ibadetlerin arasına koymalıdır.

                   Ben müslümanlardanım diyen herkes evini İslam’a ve Müslüman’lara açmalı ve böylece evini İslam’ la nurlandırmalı ve bereketlendirmelidir.

                   Bütün Müslümanlar, küçüğünü sevip korumalı, büyüğünü sayıp hürmet göstermelidir. Peygamberimiz (SAV) gibi cimrilik, korkaklık ve tembellikten ALLAH’a sığınmalı, böyle huyları var ise değiştirmek için azmetmelidir.

                   Her müslüman kardeşimiz; devamlı olarak ifa edilen namazları, mükâfat fabrikası ve kendisini günahlardan koruyabilmesi için, olması gereken manevi gıda olarak görmelidir. Mutlaka kitap okumalı ve okuduğu kitabı bir kardeşi ile mutlaka müzakere etmelidir.her zaman ve her müsait yerde emr-i bil-ma’ruf ve nehy-i ani’l münker vazifesini en güzel şekilde yapmalıdır. Her kardeşimiz; meseleleri ilmi şekilde tartışmalı ve İslam ahlak kurallarına uymayan tartışmalardan uzak durmalıdır.

                  Müslümanlar çevresinde “emin kişi” olarak tanınmalı, buna göre davranışlarını ayarlamalıdırlar.
 
                  Her müslüman şunu çok iyi bilmelidir ki, şu üç şey kimde bulunursa o kimse İslam davasının tadını almıştır: a)Malını infak edebiliyorsa b)Davası için gözyaşı ve ter dökebiliyorsa, c)Aklı hep Müslümanlara hizmetle meşgul ise.
 

                   Tevhid erleri olan akıllı müslümanlar mescitlere gitmeli, camilerden tamamen uzak kalmamalı, cemaat ile güzel bir ilişki kurabilmelidir. Kendi sahasında sözü dinlenilen, başarılı bir kişi olmaya çalışmalı, yaptığı işi müslümanca düzgün ve hakkı ile yapmalıdır.

Her müslüman büyük günahlardan sakınmalı ailesi ile iyi geçinmeli değişmeleri konusunda aceleci olmamalıdırlar.
 
                  Haksız yere bir insanın canına kıymamalı, Zina yapmamalı, Hırsızlık kesinlikle yapmamalı, Yalan asla söylememeli,Alkol ve benzeri içkileri kullanmamalı kullanan kişileri bu kötü ve haram olan alışkanlıklardan vaz geçirmek için mücadele etmelidir, Uyuşturucu ve benzeri maddeleri sigarada dahil kullanmamalı ve bu şeytanın pislikleri olan maddelerden uzak durmalıdır.Akraba ziyaretini kesmemeli, Komşuları ile iyi geçinmeli, Allah’ın kendisine farz kıldığı ibadetleri öğrenmeli ve tatbik etmelidir, kısacası islama göre bir yaşam tarzı seçmeli ve uygulamalıdır, bu uğurda mücadele etmelidir, İslam’ın, yaşadığı topraklar üzerinde hakim olması için elinden gelen bütün çabayı sarf etmeli, gerekirse bu uğurda canını vermesini bilmelidir.

                  Tevhidi müslümanların kalp temizliğine önem verdiği kadar, elbisesinin ve çevresinin temizliğine de önem vermeli, çirkin görüntülü bir vaziyette olmamalıdır.Az uyumaya, az konuşmaya, az yemeğe özen göstermeli ve kendisiyle güzel geçinilebilen, ülfet edilebilen bir kişi olmalıdır.

                  İslam düşmanı kâfirlerin İslam ülkelerini ele geçirebilmek için araç olarak içkiyi ve kadını kullandıklarını iyi bilmeli tüm uzuvlarını haramlardan korumaya çalışmalı, kendisine haram olan hanımlardan ve televizyonun yıkıcı, aldatıcı, şehevi duyguları azdırıcı programlarından uzak durmalıdır.
 
                  Uzun süreli bilgisayar ve televizyon başında oturup değerli vakitlerini heba etmemelidir, faydalanacağı programları seyredip bilgisayar ve televizyonu kapatıp fişinide çekmelidir.

                 Gıybetten ( dedikodu ) uzak durmalı, dedikodu yapanları güzellikle susturmalı, başaramıyorsa, o yerden uzaklaşmalıdır, dedikodunun kardeşliği ortadan kaldıracağını ve hizmette aksaklıklar meydana getireceği unutulmamalıdır.
 
                 Akıllı müslüman her yerde ve her zaman kendini kontrol etmeli, medenice davranmalı, basit hareket ve konuşmalardan kaçınmalıdır.(tespihle oynamak, ayak ayak üstüne atmak, yemek yerken sesli yemek ve fazla yemeğe çalışmak, yolda yürürken vakarsız yürümek, kirli elbise ve ayakkabı giymek, bir şey yiyerek yürümek, tartışmak, bağıra çağıra konuşmak vs.)

                Müslümanlar ilimde ve hizmette kendisinden daha büyük kardeşinin yanında çok mecbur olmadıkça konuşmamalı, konuşmanın arasına girip konuşmacının ahengini ve tesirini bozmamalıdır. Sormak istediği bir şey varsa izin isteyerek kısaca sormalı, kendi fikri sorulduğunda lafı uzatmadan kısaca cevap vermeli, İslam’ın edep ve terbiye adabına aykırı hareket edilmemelidir.
 
                Akıllı müslümanlar, Kur’ani müslümanlardır, olur olmaz düşünce ve fikirlerin peşinden gitmeyip, kur’anın gösterdiği yoldan gitmeli, Kur’an ve sünnetin dışındaki, akıl ve ilim dışı yanlış itikad, amel ve görüş, peşinden koşmamalıdır,
 
               Akıllı, Kur’ani ve Tevhidi müslümanlar, ehl-i sünnet ile şia arasındaki ihtilafların tartışılmasının ve büyütülmesinin kâfirlerin işine gelebileceğini iyi bilmelidir. Ehl-i kıble olan tüm Müslümanları sevmeli ve bu ihtilaflı meseleleri ilim ehl-ine bırakmalıdır.Her müslüman iyilikte, itaatte, fedakârlıkta ve samimiyette diğer kardeşlerine örnek olmalıdır.

               Tevhidi müslümanlar, kâfirlere, münafıklara ve cahillere karşı dikkatli ve tedbirli olmalı ve bilmelidir ki, tedbirsizlik en az hainlik kadar tehlikelidir. İslami ve insani hizmetin sorunlarıyla İlgilenmeli, bu büyük davanın sancısını duymalı ve seyirci olmaktan biran evvel kurtulmalıdır. Müslüman şunu çok iyi bilmelidir ki yapılan her hizmet değerlidir ve cennetle mükâfatlandırılacaktır. Hizmetin büyüğü, küçüğü vardır ama değersizi yoktur.

               Müslümanların katılması gereken ilim derslerini kesinlikle aksatmamalı, şeytanın “bu defa da gitmeyi ver” demesine ve başka işler çıkarmasına aldırmamalı ve bilmelidir ki, ilim derslerini aksatmaya başlamak, dini aksatmaya başlamanın başlangıcıdır.
 
               Müslümanlar ilgilendiği kişilere islamın temel meselelerini öğrettikten sonra uyulması gereken ahlakı ve disiplin kurallarını ikinci öncelikli olarak kesinlikle öğretmeli ve kendisi de örnek olmalıdır, kendisinden daha büyük sorumluluk ve daha ağır yük altında olan kardeşlerine karşı hürmetli ve saygılı olmalıdır.
 
              Müslümanlar ilmen veya yaşça kendisinden büyük olan birisiyle konuşurken yüksek olmayan bir sesle laubali olmadan saygılı bir duruşla ve saygılı bir şekilde konuşmalıdır. Bu İslam ahlakının bir gereğidir. kendisine bir görev verildiğinde o görevi, Allah’ın rızasını ve cenneti kazanmak için bir fırsat olarak görmeli istek ve heyecanla hareket etmelidir.

              Müslümanlar bu prensipleri adeta ezberlemeli, bunların yazılması gerekenlerin tamamı olmadığı, yalnızca belli başlı konular olduğunu bilmeli,
 
               İslam’a, hizmette başarının ve Allah’ın yardımının, Kur’ana uygun yaşayanlara uymakla olabileceğini asla unutmamalısınız.







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

İSLAM'İ İNSAN HAKLARI SAVAŞÇILARI