EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI

Türkiyede Başörtüsü

     TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NDE, İSLAM, TESETTÜR VE BAŞÖRTÜSÜ                   PROBLEMİ

         Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarında, ne İSLAM ile ne de tesettür ile bir problem yoktu.
 
Daha sonra gelen yönetimler ve idareciler, ülkede anti İSLAM bir yapının oluşturulması için, ülke içinde olmadık despotluklar yapmışlardır.
 
 Bu despotlukları da yaparken kendi diktatörlükleri ve despotlukları ortaya çıkmasın, millet olayın farkına varmasın diye, tarih sahnesinden çekilen bir devlete, olmadık iftiralar atmışlardır ve ülkede zorba bir yönetimin oluşturulması için, kollarını omuzlarına kadar sıvayıp, işbaşı yapmışlardır.

        İlk önce EZANI ve KUR'AN öğrenimini yasaklayıp, insanların İslami olarak, bilgisiz ve ehliyetsiz insanların çoğalmasını sağlamışlardır.
 
 Bu dinsizleştirme hareketine karşı çıkan, MÜSLÜMAN'ları da ortadan kaldırıp, mukavemeti kırmışlardır.
 
Fakat her ne kadar yapılan, dinsizleştirme çalışmaları yapılsa da, MÜSLÜMAN'ların çoğunluğu buna pirim vermemiş, yeniden bütün olumsuz şartlara rağmen, dinini öğrenmek ve öğretmek için ellerinden geldiği kadar mücadele vermişlerdir. Tabi ki verilen her mücadelenin kayıpları olacaktır.

        Bu mücadele devam ediyor. Daha ne kadar kayıplar vereceğimizi de ALLAH bilir. Yılmadan, fakat yıldırarak, çalışarak, mücadeleyi, inatla devam ettirerek, bu mücadele kazanılacaktır.
 
Çünkü zafer mutlaka İSLAM'ın olacaktır.

        Öyle bir zaman geldi ki baraj taşmak üzereydi, milleti frenlemek ve kontrol etmek, imkânsız hale gelmişti. Bundan dolayıdır ki bir çıkar yol bulmaları gerekiyordu ve baraja bir delik açarak, milleti rahata ve itidale kavuşturmak istediler, fakat baraja açılan delikte fayda vermedi ve baraj yıkıldı.
 
Barajın yıkılması ile dalga dalga gelen insan seline karşı duramadılar. Yapılan ilk seçimlerde hezimete uğrayıp, silindiler.

        MÜSLÜMAN'ların bu başarısı, İSLAM düşmanlarının çıldırmasına ve kudurmasına yol açtı. MÜSLÜMAN'ların destekledikleri partinin, üst düzey üç yöneticisini asarak, gidişatın bir süre durdurulmasını sağladılar.
 
Daha sonra MÜSLÜMAN'lar yeniden toparlanıp, mücadeleyi bıraktıkları yerden devam ettirdiler.

        Kefere takımı baktılar ki, MÜSLÜMAN'lar çok dirençli çıktılar, mücadeleyi bırakmıyorlar. O zaman bizde onların önünü kapatıp, ele geçirdiğimiz mevzileri, koruma altına alalım dediler.
 
MÜSLÜMAN'ların ülkesinde terör ve yasakçılık yapmaya başladılar.

        Çeşitli tarihler de takke takıyor diye MÜSLÜMAN'ları hapislere atmaya başladılar. Sakalı var, namaz kılıyor, insanların uyanmasına katkıda bulunuyor diye işten atmaya başladılar.

        Okulları birincilik ile bitirip, Üniversite sınavlarında, büyük başarılara imza atıp, Üniversiteye girişlerde çoğunluğu sağlayıp, kâfirlerin ve münafıkların ellerinde tuttukları mevzileri ellerine geçirme tehlikesi baş gösterince, İSLAM'ın düşmanları, MÜSLÜMAN'ları okullara almamak için çare aramaya başladılar. İlk çare olarak ta, başı örtülü, tesettürlü MÜSLÜMAN hanım kardeşlerimizi Üniversiteye almamaya ve başlarını ikna odalarında açmaya zorladılar.
 
Baktılar ki MÜSLÜMAN hanımlar dirençli ve ALLAH'ın emirlerine bağlılar, dimdik ayakta duruyorlar, maalesef, ne yazık ki MÜSLÜMAN hanımların koruyucuları Mücahid kardeşlerimizin karşısına Türkiye Cumhuriyeti'nin asayişini korumakla görevli emniyet güçlerini, karşılarına diktiler.

       Dikkat edin tarih boyunca, İSLAM düşmanları başaramadıklarını MÜSLÜMAN'ları birbirine düşürerek, onları birbirine düşman yaparak başarmışlardır.

       MÜSLÜMAN hanımların bu şanlı direnişi devam etmektedir ve etmelidir de, MÜSLÜMAN erkeklerde onların yanında mücadeleyi sürdürmektedirler.

       Bununla birlikte devletin tepe noktalarını ellerine geçiren İSLAM düşmanları bulundukları mevzileri ve devlet kademelerini MÜSLÜMAN'lar ele geçirmesinler, buralara MÜSLÜMAN'lar gelmesinler diye(KAMUSAL ALAN), safsatasını ortaya atmışlar ve MÜSLÜMAN'ları devletin çeşitli kademelerine almamaktadırlar.
 Hani bir atasözü vardır;"ECELİ GELEN KÖPEK, CAMİ DUVARINA BEVLEDERMİŞ." Bunlarda o misal, o korumaya çalıştıkları makamlar ellerinden bir gün gidecek ya, ondan dolayı MÜSLÜMAN'larla uğraşıyorlar.

        Zannetmesinler ki, şu anda işgal ettikleri yerlerde, daha fazla oturacaklar, zamanı geldiği zaman onlarda oradan ineceklerdir. Şu anda işgal ettikleri makamlarda, daha evvel nice İSLAM düşmanı oturuyordu. Bakın hiç birisinden eser kaldı mı? Şunu sakın unutmayın! Bir gün sizinde esameniz okunmayacaktır.
 
 Nice FİRAVUNLAR ve NEMRUTLAR gelip geçti. Mezarları bile ortada yok ve bu millete yaptığınız zulümlerin, hesabı yok mu zannediyorsunuz?
 
ALLAH zalimleri sevmez! ALLAH zalimleri sevmiyorsa, yandı keten helva, ayvayı yediniz. Âlemlerin rabbi olan ALLAH'ın elinden sizleri kim kurtarabilir, ey İSLAM düşmanları?

        Şimdiden sizin hesap gününüzdeki akıbetinizi görür gibiyim. O zaman sizi ne makamlarınız, ne de mevkileriniz, koruyamayacaktır. Artık sizde uyanın ve MÜSLÜMAN'lardan olun. Yoksa haliniz harap!

        Ey küfür ve şirk ehli, ALLAH ve ona inanıp, iman eden MÜSLÜMAN hanımlar ve MÜSLÜMAN erkekler ile daha ne kadar cedelleşeceksiniz? Hiç düşünmüyor musunuz? Hiç mi akletmiyorsunuz?

        Âlemleri rabbi olan ALLAH ile yapılan bir savaşta, yaratılan hiç galip gelebir mi? Aklınızı başınıza toplayın ve İSLAM ile mücadele etmeyi bırakın ve MÜSLÜMAN'lara hakları olan makam ve mevkileri, güzellikle verin.
 
 Fakat ben eminim ki, o işgal ettiğiniz yerlerden, güzellikle gitmeyeceksiniz.

         Fakat yakında âlemlerin rabbi olan ALLAH, size öyle bir bela ve musibet verecektir ki, o makam ve mevkileri, kendi ellerinizle MÜSLÜMAN'lara teslim edeceksiniz.

        Ey MÜSLÜMAN'lar hiç acele etmeyin. Çalışmalarınıza azimle devam ediniz.
 
Ey ALLAH'ın erleri! Direnmenize ve direnç arttırıcı önlemlerinize, hiç gevşeklik göstermeden devam ediniz(dua, namaz, gece namazı, Müslümanların derdi ile dertlenmek, Müslümanları aramanız, yoksullara yardım etmeniz ve en önemlisi KUR’AN okuyup onu anlamaya çalışınız).

       Göreceksiniz ki, âlemlerin rabbi olan ALLAH, size nasıl yardım edecektir.
 
Bir düşünün ALLAH kime yardım edeceğini daha iyi bilir. Sen bunları düşünme! Mücadeleye devam! Kim mücadeleyi bırakırsa, bilsin ki, ALLAH'ı ve rasulünü bırakmış terk etmiştir. Bunun ne demek olduğunu, en az bilgiye sahip birisi bile bilir.

       Kaybetmek istemedikleri dünyalıklara son derece Japon yapıştırıcı gibi yapışmışlar, hiç oradan inmeyecekmiş gibi. Türkiye Cumhuriyeti halkının sırtında kene gibiler.
       Nede olsa dünya üstünde, Firavunlar gibi debdebe içinde, yaşayarak hayat sürmek istiyorlar. Sanki ahiret ve hesap günü yok! Yanılıyorlar, bal gibi var. Aslında inandıkları ahireti, hesap verecekleri için yok sayıyorlar.
 
Başlarına gelecek olanı biliyor ve inatlarından dolayı reddediyorlar.

      Bak MÜSLÜMAN Hanım ve MÜSLÜMAN erkek kardeşim.

      Namazınıza dikkat ediniz ve de nafile namazlardan, teheccüd(gece) namazına, MÜSLÜMAN'lara dua edin. Dua mü'minin silahıdır. Şimdi bu yazıyı okuduktan sonra, gece kalkıp namaz kıl ve dua et.
 
İSLAM Coğrafyasında mücadele eden MÜSLÜMAN'lara ALLAH'ın yardımı için istekte bulun. Mücadele azmimizin artması ve gücümüze güç katması için, rabbimize dua ve niyazda bulunalım. Benden söylemesi, rabbimiz buyuruyor ki,
 
"Eğer sizin duanız olmasaydı, benim katımda değeriniz olmazdı."


ASRA YEMİN OLSUN Kİ,
İNSANLAR HÜSRANDADIR.
İMAN EDENLER,
SALİH AMEL İŞLEYENLER,
HAKKI TAVSİYE EDENLER,
SABRI TAVSİYE EDENLER,
MÜSTESNA

                                 
Allah’ın selamı üzerinize olsun,
                                                                                                aliakbasmsn@hotmail.com                                                    aliakbas58@mynet.com
 








Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

İSLAM'İ İNSAN HAKLARI SAVAŞÇILARI