EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI

Aklı Kullanmak

GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE AKLI GEREĞİ GİBİ KULLANMAK
 
            Akıl ve ilim iman etmeyi gerektirir, Eğer insan, aklını Allah’ın emrettiği yolda kullanırsa, O akıl onu cennete götürür, Eğer Allah’ın emri dışında nefsanî isteklerin peşinde kullanırsa, O akıl nimeti sahibini cehenneme götürür.
 
 Kısacası hangi durakta inecekseniz, aklınıza mukayyet olunuz.
           
Büyük bir nimet olarak adlandırılan akıl, Gereği gibi kullanılmaz ise, Asıl inmeniz gereken duraktan çok daha önceki durakta inersiniz. Bu da sizin yanlış adrese gitmenize vesile olur.
           
Şunu sakın unutmayın. Dünyada egemen güç akıldır, Eğer aklı iman ile birleştiremezseniz, Dünyada güç bende diyerek zulmeder ve zalimlerden olursunuz.
           
Allah, Kur’an’da bizlere akıl ve aklın kullanılabilmesi ile ilgili birçok yol göstermektedir, Aklı, iman ve güzel ahlak ile tamamlamanız gerekiyor, Yoksa sadece aklınıza güvenerek, Dünya hayatınızı idame ettiremezsiniz, Eğer ettirmeye kalkarsanız, zalim ve zulmeden biri veya bir toplum olursunuz.
           
Akıl öyle bir nimettir ki, Onunla hem dünyada hem de ahirette rahat edersiniz. Akıllı insan bir kere hata yapar, İkincisini yapmaz, Bakın Hz Muhammed (as) bu konuda ne diyor. “Bir Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz” Peygamber efendimiz bize şunu anlatmaya çalışıyor; bir Müslüman aynı hatayı defalarca tekrarlamaz. Eğer tekrarlıyor ise aklını ve imanını gereği gibi kullanmamaktadır.
           
Şimdi bu açıklamalardan sonra aklını ve nefsanî duygularını ön plana çıkaranlar aklını Allah’ın emrine göre kullanmayanların düşecekleri ve düştükleri hata ve yanlışlardan bahsedelim.
 
Günümüz dünyasına baktığımız zaman, Birçoğu insan hakları karnesi sıfır olan zalimlerin çizmesi altında ezilmekte olan, İslam coğrafyası ve bu İslam Coğrafyasındaki ülkelerin başındaki yöneticilerin genelde emperyalist, İşgalci, İnsan hakları ihlalcisi, ABD tarafından bu ülkelerin başına getirilmişlerdir.
           
Allah’ın verdiği akıl nimetini, Allah’ın emri doğrultusunda kullanacağına, Büyük şeytan ABD ve onun Siyonist yöneticileri doğrultusunda kullanmaya kalkınca, Bu iki güçsüz gücün, borazanını çalar durumuna düşmektedirler, Bu güç odakları dünya para babaları Siyonist Yahudilerdir.
           
ABD ve Siyonist Yahudiler, İplerini ellerinde tutmak için Müslümanlara karşı yaptıkları bütün eylemlerde başarılı olmaktadırlar, Aklı ve gücü ellerinde bulundurdukça bu böyle devam edecek.
 
Ne zamana kadar, Müslüman toplumlar, Akıllarını başlarına alana kadar.
           
Akıl bizi Kur’an’a götürmektedir, Eğer Müslümanlar akıllarını Kur’an’ın gölgesinde Kur’an’a göre kullanmaya ve yönlendirmeye kalktıkları vakit kendilerine verilen akıl nimetinin şükrünü eda etmek için adım atmış olacaklardır.
           
Çünkü Dünya ve ahiret saadeti, Allah’a ve Rasul’üne uymaktan geçer.
           
Peki, biz Allah ve Rasul’ünün emirlerini nasıl öğrenip tatbik edeceğiz?
Kur’an’dan dostum Kur’an’dan!”
           
                
“Allah onlar için ahirette de pek çetin bir azap hazırladı. Artık siz ey akıl sahipleri, ey iman etmiş kullarım Allah’a karşı gelmekten, ileride hep sakının ki; böyle bir azaptan korunasınız. İşte Allah size bir zikir(Kur’an) indirdi. Bir Rasul gönderdi. Allah’ın nurlar saçan, yollar açan ayetlerini sizlere okuyor ki, iman edip makbul ve güzel işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah’a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onları, hemde devamlı kalmak üzere, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Allah böyle kuluna gerçekten pek güzel nasip ihsan eder.”
 
                                                                                            ( Talak suresi-Ayet–10–11)
 
 Sen şimdi şu ayeti kerimelere bakıp da, sonra Kur’an’ı eline alıp, şöyle bir bak bakalım, Allah bize akıl ile ilgili ne bilgiler sunuyor, Akıl ile ilgili birkaç ayeti buraya yazarak size kolaylık olması için aktarıyorum
 
“Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun ayetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu ayetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyiflerine göre tevil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Hâlbuki onun tevilini Allah’tan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.”
                                                                                       
             (Al-i İmran suresi Ayet7)
             
 Kalk oturma, Bak bakalım sana hem dünya’nı hem’de ahiretini kazandıracak kitabını, şöyle bir gözden geçir,
 
 Bir başka ayette ise;
 
 “Ey iman edenler! Mü'min’leri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?”
                                                                                                      (Nisa suresi Ayet 144)
Bakın Nisa 144. ayet bizlere şunu anlatmaya çalışıyor; göz göre göre Allah’ın hışmını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz? Kâfirlere taraftar olmakla münafıklığınızı belgelemiş olursunuz. Zira kâfirlere taraftar olmak münafıklığın en açık belgesidir. Allah’ın cezalandırmasını size musallat edecek bir sebep manasına da gelir. Ayetteki; eturidune: ister misiniz? Tabiri işin dehşetinin boyutlarını düşündürmek içindir. Yani akıllı olan, bunu istemeyi bile düşünmez. Nerde kaldı ki o işi yapsın demektir.
           
Unutma, sana bütün bunları öğrenmeyi aklın emrediyor. Çünkü akıl güzel olanı emreder. Nefis ise kötülüğü emreder. Yani akıl dışılığı emreder. Akıllı olan Kur’an‘a yönelir ve o Kur’an’ın onu terbiye etmesine izin verir.
 
“Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?”
                                                                                   Al-i İmran suresi Ayet 142)
 
Aklını ve nefsini, Kur’an’dan uzak tutanlar, Allah korusun kendilerini cehenneme doğru yönlendirmektedirler. Aklını kullan dostum, çok geç olmadan Kur’an ile hareket et. İslam’i ve İnsan’i yönü olan insanlar ile beraber ol, Yarın zulüm sana da ulaşırsa, ne yapacağını nereye başvuracağını şaşırırsın, Çok geçmeden, bineceğin aracı ineceğin durağı belirle, Kimlerle beraber olacaksın? Ahirette kimlerin yanında olacaksın?
 
Ahiret arkadaşlarını aklınla belirle, nefsinle değil!
 
“İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?”
                                                                                                    (Ankebut suresi Ayet 2)
 
            Bu ayet bizi biraz düşünmeye sevk ediyor. Bugün İşgal edilmiş İslam Beldelerinde (Filistin, Çeçenya, Irak, Afganistan, Doğu Türkistan, Moro ve ismini sayamadığımız birçok işgal edilmiş beldede zulüm, işkence, tecavüz devam etmektedir, yarın sana da gelebilir. O zaman adam arama. Tek de kalsan çık ortaya. Pısırık pısırık yatma! Aklınla ve imanınla hareket et.
           
 
                              Allah’ın selamı üzerinize olsun,
                                                                                             aliakbasmsn@hotmail.com    aliakbas58@mynet.com
 
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

İSLAM'İ İNSAN HAKLARI SAVAŞÇILARI