EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
EMİRDER KOCAELİ KARTEPE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA DERNEĞİ
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI

Bugün cihad günüdür

Filistin Başbakanı İsmail Heniye: "Bugün cihad, sebat ve kan günüdür".


İsmail Heniye'den Filistin Halkına, Müslümanlara ve Dünyaya Çağrı

Euzu Billahi mine'ş-Şeytanir-Racîm

“Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz. Eğer siz bir yara almışsanız, o topluluk da benzeri bir yara almıştı. Böylece biz, ALLAH'ın gerçek müminleri ortaya çıkarması ve içinizden şehitler edinmesi için, bu günleri bazen lehe, bazen de aleyhe döndürüp duruyoruz. ALLAH, zulmedenleri sevmez. ALLAH, iman edenleri günahlardan temize çıkarmak, kâfirleri de helâk etmek ister.” (Al-i İmran/139-141)


Ey Filistin halkı! Ey şehid ve yaralıların aileleri! Ve ey dünyanın her tarafında bulunan Müslüman halklar! Bugün cihad, sebat ve kan günüdür.

Bugün, Filistin topraklarını gasp ettikleri günden beri durmadan bu halkı katleden, onları topraklarından süren ve kutsal yerlerini de gasp etmiş Siyonizm barbarlığının günüdür.

Bugün Gazze kan gölüne dönmüştür. Bu zalim, bu haksız, bu merhametsiz katliamın sonucunda sokaklarımız cesetler ve yaralılarla dolmuştur. Her ev halkı ya şehid vermiş ya da bu saldırılardan yara almıştır.

Onlar genç, yaşlı, çocuk, kadın, direnişçi ayrımı yapmadan okullarından dönmekte olan öğrencilerin, pazar yolunda olan kadınların, kendi mahallelerinde oturan, günlük işlerini yapmakta olan insanların üzerlerine uçaklarından bombalar yağdırmaktadırlar. Bu vahşi ve barbarca saldırı sonucunda yüzlerce insan şehid düşmekte ve ağır yaralar almaktadır.

Ben şu an şehid ailelerine, aile fertlerimize ve sevdiğimiz insanlara hitap ediyorum. Ey başımızın tacı insanlar! Ey Şüheda anneleri? Ey bu zamanın izzetli anneleri! Ey bu çağın mübarek anneleri! ALLAH'tan dileğim Musa (a s)'nın kalbine sebat verip teskin ettiği gibi sizin de kalplerinize sebat verip teskin etmesidir.

Bugün kimi aileler bir ya da iki şehid verdi, kimi çocuklarıyla beraber şehid oldu, kimi annesiyle, kimi babasıyla beraber şehadet şerbetini içti…

Ey izzetli insanlar! Geçen zaman sürecinde Siyonistlerin yaptıkları birçok katliama, baskılara, saldırılara, tutuklamalara ve sürgünlere şahit olduk. Bu, Siyonist işgal güçlerinin ve hilekâr düşmanın tarihe açtığı siyah bir sayfadır. Bu tarih sayfası, Dir Yasin katliamından ve şu an Gazze'de yapılan katliama kadar sayısızda zulüm örnekleriyle doludur.

Ancak bu katliamlar, bu baskılar, Filistin halkının azmini hiçbir şekilde kıramamış ve intifada ateşini söndürememiştir.

Burak savaşında büyük bir katliam yaptılar, peki Filistin halkı buna karşın, hakkından ve toprağından vazgeçti mi?

Dir Yasin katliamını yaptılar, peki Filistin halkı buna karşın, hakkından ve toprağından vazgeçti mi?

1956'da Han Yunus katliamını yaptılar, peki Filistin halkı buna karşın, hakkından ve toprağından vazgeçti mi?

Sabra ve Şatilla katliamını yaptılar, peki Filistin halkı buna karşın, hakkından ve toprağından vazgeçti mi?

Nehalim ve el-Halil'deki Haremi İbrahim katliamını yaptılar, peki Filistin halkı buna karşın, hakkından ve toprağından vazgeçti mi?

Beyt Lehim katliamı, Breyj katliamı ve daha nice katliamlar yaptılar, peki Filistin halkı buna karşın, hakkından ve toprağından vazgeçti mi?

Hayır, binlerce kez hayır…

Ve şimdi, dünyanın güzü önünde yapılan bu acımasız katliam ve bu terörizm karşı da durum aynıdır; Filistin halkı hiçbir şekilde hakkında ve toprağından vazgeçmeyecektir.

Diyorum ki, tüm bu katliamlar bir gerçeğin değişmeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur; Filistin halkı hiçbir şekilde boyun eğmeyecek, hiçbir şekilde hakkından ve Kudüs'ten vazgeçmeyecektir. Gaspçı Siyonistlerin zindanlarındaki esirlerin serbest bırakılması, göç etmek zorunda kalan Filistinlilerin vatanlarına geri dönmeleri hakkından da hiçbir şekilde taviz vermeyecektir. Hatta bunun da ötesinde, bu katliamlar Filistin halkını haklarından vazgeçmeye zorlamak bir yana onların direniş ruhunu, haklarına bağlılığını ve azmini daha da artırmıştır. Bugüne kadar Filistin halkı kendisine karşı işlenen her katliamdan daha büyük bir azimle, daha büyük bir kararlılıkla çıkmıştır.

ALLAH'a yemin olsun ki; Siyonistlerin tüm hilelerine ve katliamlarına rağmen, çarmıha gerilsek bile, kanlarımız sadece Gazze'de değil Gazze'den daha uzak diyarlara dağıtılsa bile, cesetlerimiz paramparça edilip her tarafa atılsa bile, ALLAH dışında hiç kimseye boyun eğmeyeceğiz ve hiçbir şekilde haklarımızdan, toprağımızdan, esirlerimizin hürriyetlerini talep etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Yine ALLAH'a yemin olsun ki; ne olursa olsun, onları sevindirecek ve halkımızı üzecek tek bir şeyi bize yapmayacağız. Hiçbir şekilde geri adım atmayacak ve taviz vermeyeceğiz. Bizi öldürebilirsiniz, bizi yok edebilirsiniz, ama içimizdeki izzet ruhunu öldüremezsiniz.

Bu katliamı seyreden ve takip eden herkese açıkça diyoruz ki; biz dünya için uğraş vermiyoruz, biz ahiret için hazırlık yapıyoruz. Biz mevki ve koltuk peşinde değiliz, aksine biz izzetin, hürriyetin ve özgürlüğün peşindeyiz. Tüm akan kanlara rağmen davet, hürriyet meşalesini taşımaya devam edeceğiz.

Kardeşlerim, Gazze'nin bugün yaralı olduğu doğrudur, gözlerinin yaşlı olduğu doğrudur. Ancak ALLAH'a yemin olsun ki, her şeye rağmen o izzetini korumaya devam edecek ve direnecektir.

Gazze'nin bugün en değerli çocuklarına veda ettiği de doğrudur, lakin Gazze karanlığa mahkûm olmayacak, geri adım atmayacaktır. Tam tersine Gazze ALLAH ve Rasûlü'nün (sav) istediği gibi olmaya ve dünyada özgürlüğü isteyen, başkalarının hakkını zorla gasp etmeye karşı olan herkesin istediği gibi kalmaya devam edecektir.

Evet, bugün diyorum ki; akan kana rağmen, şehitlere rağmen, akan gözyaşlarına rağmen ve her şeye rağmen, ALLAH yücedir, ALLAH onların değil bizim velimizdir. Kanlarımız, bizim için hürriyet yolunu aydınlatan bir meşale olurken, işgalcileri kovalayan bir lanet olarak kalmaya devam edecektir.

Ve şehitlerimize diyorum ki; günlünüz rahat bir şekilde uyuyun, gözleriniz arkada kalmasın, ALLAH bize iki güzellikten birini seçene kadar yolumuza devam edeceğiz.

VALLAH’u ekber ve nasru lil-İslam, VALLAH’u ekber ve nasru lil-Filistin VALLAH’u ekber ve lillahi Hamd

ves-Selamu Alaykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh.
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

İSLAM'İ İNSAN HAKLARI SAVAŞÇILARI